23 Aralık 2015 Çarşamba

Bir Büyükbakkalköy Masalı

   Bana bu karlı ve okulların tatil olduğu gün çocukluğumu hatırlattı: Okul tatil. Biz üç kız kardeş babamın süt arabası ile kar demez, kış demez, yanında çırak olarak işe giderdik… Adamcağızın bu soğukta donmadan bir an önce sütlerini satıp bitirmesi gerekiyordu... Tabii bizi de evde oturtmaz, yanında yardımcı eleman olarak çalıştırırdı. İşi zordu. Hangi şartlarda İstanbul köylerinde oturuyoruz. O zamanlar... Vasıta yok, vasıta olan yere 7 km uzaktayız. "Kız çocuğu okur mu?" dediler "Okur." dedi rahmetli babam. Üçümüzü de okuttu. Tatillerde babama yardım ederdik diğer günlerde köyün vasıta şartlarına göre okula gitmeye çalışırdık. Bu şekilde sabahın köründe yollara düşerdik. Okuduk... Üçümüz de kendi gayreti ile devlet kurumlarındaki sınavları takip ettik ve memur olduk. Şimdiki gibi torpil yoktu o zamanlar. Zamanla evlendik ve çocuklarımız oldu. Şimdi en küçüğümüz 50 yaşında...
 Hem çalıştık hem de çocuklarımıza baktık. Tıpkı hem okula gidip hem de babamın yanında çıraklık yaptığımız gibi. Ve emekli olduk. Fakat görev biter mi? Babama akciğer kanseri teşhisi kondu. 6 ay özel bakım gerektiren bir durumdu bu. Onu kendi evimizde annemle birlikte baktık. Nasıl mı? Kardeşlik denen kutsal şey ile. Üç kardeş birer ay, sırayla görevimizi yerine getirdik. Ardından babam 2005 yılında vefat etti. O tarihten 17 Aralık 2013 tarihine kadar alzheimer hastası olan annemi aynı şekilde baktık. Öyle ki, oğlum bana anne diye seslendiğinde, kendi annem de bana "Anne ben de acıktım. " diyordu. Allah rahmet etsin hepsine… Babam hep: “Çalışmak ibadetten daha değerlidir kızım.” derdi. Namazını da işten zamanı kaldığında kılardı. Akşam sohbetlerinde, bizim evde biraz İslam, biraz insanlık ama en çok da çalışma ile ilgili konuşulurdu. O kadar çok duyardık ki “Çalışacaksınız…” sözünü. ''Benim kızlarım okuyacak, memur olacak, amir olacak. Ben onlarla gurur duyacağım...''  derdi. Varsa örnek etrafında: “Falancanın kızı okumuş, memur olmuş...” gibi örneklerle bizi motive ederdi. Sözün kısası; Benim babam sütçüydü. Küçücük dünyasında, koskocaman hayalleri vardı ve bu hayallere bizi de inandırdı.
Demem odur ki, sizin evinizde ne konuşuluyorsa ve ne yapılıyorsa çocuklarınız da o yönde kendilerini geliştiriyorlar. Çocuklarınızın, en değerli varlıklarınızın, gelecekte nasıl hayatlar yaşamasını istiyorsanız; siz de bu yönde şimdiden yatırım yapmalısınız. Yatırım derken, maddi olan yatırımdan bahsetmediğimi anlamışsınızdır umarım. Karın keyfini çıkarmanız dileğiyle…