Bana bu
karlı ve okulların tatil olduğu gün çocukluğumu hatırlattı: Okul tatil. Biz üç
kız kardeş babamın süt arabası ile kar demez, kış demez, yanında çırak olarak
işe giderdik… Adamcağızın bu soğukta donmadan bir an önce sütlerini satıp
bitirmesi gerekiyordu... Tabii bizi de evde oturtmaz, yanında yardımcı eleman
olarak çalıştırırdı. İşi zordu. Hangi şartlarda İstanbul köylerinde oturuyoruz.
O zamanlar... Vasıta yok, vasıta olan yere 7 km uzaktayız. "Kız çocuğu
okur mu?" dediler "Okur." dedi rahmetli babam. Üçümüzü de
okuttu. Tatillerde babama yardım ederdik diğer günlerde köyün vasıta şartlarına
göre okula gitmeye çalışırdık. Bu şekilde sabahın köründe yollara düşerdik.
Okuduk... Üçümüz de kendi gayreti ile devlet kurumlarındaki sınavları takip
ettik ve memur olduk. Şimdiki gibi torpil yoktu o zamanlar. Zamanla evlendik ve
çocuklarımız oldu. Şimdi en küçüğümüz 50 yaşında...
Hem çalıştık hem de
çocuklarımıza baktık. Tıpkı hem okula gidip hem de babamın yanında çıraklık
yaptığımız gibi. Ve emekli olduk. Fakat görev biter mi? Babama akciğer kanseri
teşhisi kondu. 6 ay özel bakım gerektiren bir durumdu bu. Onu kendi evimizde
annemle birlikte baktık. Nasıl mı? Kardeşlik denen kutsal şey ile. Üç kardeş
birer ay, sırayla görevimizi yerine getirdik. Ardından babam 2005 yılında vefat
etti. O tarihten 17 Aralık 2013 tarihine kadar alzheimer hastası olan annemi
aynı şekilde baktık. Öyle ki, oğlum bana anne diye seslendiğinde, kendi annem
de bana "Anne ben de acıktım. " diyordu. Allah rahmet etsin hepsine…
Babam hep: “Çalışmak ibadetten daha değerlidir kızım.” derdi. Namazını da işten
zamanı kaldığında kılardı. Akşam sohbetlerinde, bizim evde biraz İslam, biraz
insanlık ama en çok da çalışma ile ilgili konuşulurdu. O kadar çok duyardık ki
“Çalışacaksınız…” sözünü. ''Benim kızlarım okuyacak, memur olacak, amir olacak.
Ben onlarla gurur duyacağım...'' derdi.
Varsa örnek etrafında: “Falancanın kızı okumuş, memur olmuş...” gibi örneklerle
bizi motive ederdi. Sözün kısası; Benim babam sütçüydü. Küçücük dünyasında,
koskocaman hayalleri vardı ve bu hayallere bizi de inandırdı.
Demem odur ki, sizin
evinizde ne konuşuluyorsa ve ne yapılıyorsa çocuklarınız da o yönde kendilerini
geliştiriyorlar. Çocuklarınızın, en değerli varlıklarınızın, gelecekte nasıl
hayatlar yaşamasını istiyorsanız; siz de bu yönde şimdiden yatırım
yapmalısınız. Yatırım derken, maddi olan yatırımdan bahsetmediğimi
anlamışsınızdır umarım. Karın keyfini çıkarmanız dileğiyle…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder